Yaradılış, Uzay, İnsan

İlk insanlar gökyüzüne baktıklarında kendilerine hep şunu sormuşlar ‘bu parlak şeyler de ne?’ Bu soru asırlar boyunca kendini tekrarlamış ve sormaya devam etmişler; ‘ gökyüzündekiler ne? Evrende tek miyiz?’ Bilim adamları cevaplar arayıp durmuşlar. Günümüzde baktığımızda ise, sorduğumuz sorulara cevaplar buldukça yeni soruların oluştuğunu görüyoruz. Sanırım bu bitmek tükenmek bilmeyen bir kısır döngü gibi.
Bu makale 2015-02-12 16:00:38 eklenmiş ve 607 kez görüntülenmiştir.
Erkan Güç

İlk insanlar gökyüzüne baktıklarında kendilerine hep şunu sormuşlar ‘bu parlak şeyler de ne?’ Bu soru asırlar boyunca kendini tekrarlamış ve sormaya devam etmişler; ‘ gökyüzündekiler ne? Evrende tek miyiz?’ Bilim adamları cevaplar arayıp durmuşlar. Günümüzde baktığımızda ise, sorduğumuz sorulara cevaplar buldukça yeni soruların oluştuğunu görüyoruz. Sanırım bu bitmek tükenmek bilmeyen bir kısır döngü gibi.

 

Gökyüzündeki bu parlak ‘şeylere’ yıldız demişler bilim adamları. Sözlük anlamına baktığımızda; Güneş ve ay dışında gökyüzünde görülen ışıklı gök cisimlerinden her biri” tanımı ile karşımıza çıkıyor. Eski Türkçemiz de ise parıldamak, ışımak fiilleri ile açıklanmış.

 

                En yakın yıldız bize yaklaşık olarak 4 ışık yılı kadar uzaklıkta. Buraya kimyasal yakıtlar ile çalışan roketler, uçan daireler yapar isek en yakın yıldız olan Alpha Centauri’ye gitmemiz tam olarak 50 bin yıl sürecek. O zamana kadar Dünya bile yok olur belki. Eğer şanslı isek bizden geriye kalan kemiklerimiz belki, bir gün bulunur ve “50.000 yıllık insan iskeleti” diye altımıza açıklama yazılır, ardından ise müzelerde sergilenmek üzere yerimizi alırız. Hatta belki de mizah anlayışı berbat birisi iskeletimize bakar ve ‘ehehe bir deri bir kemik kalmışsın’ esprisini yapar.

 

                Gökyüzüne baktığımızda elimizi uzatsak tutacakmışız gibi gelen yıldızlar aslında ışık yıllarınca uzaktalar. En yakın görünen yıldızların aslında en uzak olduklarını biliyor muydunuz? Yakınımızda olan yıldızların birçoğu asırlar önce L ve M tipi cücelere dönüşmüş ya da tamamen sönmek üzereler. O sanki dibimizde gibi görünen yıldızlar ise bizden yüzlerce, binlerce ışık yılı uzaktalar. En küçük görünen yıldız güneşimizden yaklaşık olarak 5 kat daha büyük aslında. Güneşin bile 8 dakika önceki halini görürken, bu kadar uzakta olan yıldızların şuan ki hallerini görmemiz büyük mantıksızlık olurdu tabii. Yüzyıllarca, asırlarca yıl önceki hallerini görüyoruz onların. Yani şimdi çıkıp gökyüzüne bakar iseniz, gördüğünüz yıldızların birçoğu muhtemelen yok oldu ya da yok olmak üzere. Eğer yakınımızda olan ve cüceye dönüşmek üzere olan, gözümüzün algılayamayacağı kadar az ışık yayan yıldızları görmek isterseniz fotoğraf makineniz ile birkaç tane uzun pozlamalı fotoğraf çekmelisiniz. Resme baktığınızda, çıplak gözle algılayamadığınız bir sürü yıldızın objektife yansıdığını göreceksiniz.

 

Kişisel not: Güneşimiz 4,5 milyar yıl sonra kırmızı deve dönüşecek ve insanoğlu – o zamana öyle bir şey kalırsa tabii- sonsuz bir karanlığa gömülecek. (Vuhuuv! Çok ürkütücü. )

 

Yıldızlar ile ilgili birçok efsane olmasına karşın en bilindik olanı, her insan öldüğünde gökten bir yıldız kaydığıdır.

 

Sormadan edemeyeceğim, sizde yıldız kaydığında dilek tutanlardan mısınız? Eğer öyleyseniz sıkı durun, size bir haberim var: Meteor o meteor!

 

 

Yıldız sandığım fakat aslında meteor olduğunu öğrendiğim o an ‘tüh be, o kadar dilek boşa gitti hee’ moduna girmiştim ve ardından, aslında doğru olan dileğin şu olması gerektiğine karar verdim: ‘Allah’ım inşallah kafama düşmezler!’

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Puan Durumu
Viva Haber güncel İnternet haber
© Copyright 2018 Viva Haber.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
orospu cocukları