Kendi Hayatımızın Patronu Olmalıyız

Üniversite mezunu işsizlerin gün geçtikçe artması, üniversite öğrencilerinde gelecek kaygısını tetiklemeye devam ediyor. Öğrenciler mezun olduklarında ne yapacağının farkında olmadan okumaya devam ediyor ve kaygıları ile birlikte umutsuz bir geleceğe doğru sürükleniyorlar.
Bu makale 2015-02-04 09:02:10 eklenmiş ve 697 kez görüntülenmiştir.
Esra Coşar

Üniversite mezunu işsizlerin gün geçtikçe artması, üniversite öğrencilerinde gelecek kaygısını tetiklemeye devam ediyor. Öğrenciler mezun olduklarında ne yapacağının farkında olmadan okumaya devam ediyor ve kaygıları ile birlikte umutsuz bir geleceğe doğru sürükleniyorlar.




Belli başlı üniversiteleri saymazsak, Üniversite öğrencilerinin büyük oranı gelecekleri adına pek umutlu değil. Suçu kendilerini aramaya başlayanlar kendilerini geliştirmek için bazı şeyler yapmaya başlasa da, çok bilinçsiz ve başıboş bir gençliğin de yetiştiği görülebiliyor. Orta okul ve Liselerde verilen yetersiz eğitim, üniversitelerde harmanlanıyor ve sonuç olarak bazı şeyler öğretilmeye çalışan genç, bilgisiz bir şekilde diplomasını alıyor. İş arama sürecine giren genç, yüksek bir oranda aradığı işi bulamıyor ve mutsuz bir hayata yelken açmış oluyor.



Eğer sevdiğin işi yapmazsan hayatın çok kötü olur. Bu sözü çok duyarsınız fakat bu söz günümüzde artık söylenmez. Bunun nedeni ise kişilerin sevdikleri işi yapması, sevdikleri işten para kazanması artık çok kolay değildir. Belli bir zeka ve eğitim seviyesinin üstünde olan şanslı olarak sıfat takabileceğimiz kişiler hayatlarını mutlu bir şekilde idame ettirebilir. Geri kalan kısım ise başkalarının hayatlarında küçük bir parça olarak hayatlarına devam ederler.



Herkes patron olmak ister. Kimisi babadan patron doğar, kimisi ise zorlu evreleri atlattıktan sonra patron olur. Gençler ise üniversite çağlarında patron olma hayali ile yanar tutuşur. Gelecek kaygısı ile patron olma hayali arasında sıkışıp kalan genç, hem gençliğinin tadını çıkaramaz hem de hayal alemine takılmaktan kendini geliştirmek için bir şey yapmaz. Sonrasını ise pişmanlıklar alır götürür. Keşkeler peşi sıra gelmeye başlar. Sonuç olarak ise bu bir rutine döner ve kabulleniş başlar. Gençlik geride kalmıştır. Artık yapılması gerekenler vardır ve hayaller geride kalmıştır. Bundan sonra yaşam savaşı denilen savaşın, sıradan bir savaşçısı olmak dışında yapacak bir şey yoktur.

 

Günümüz şartlarında bu sistemin değişmesi imkansız gibi duruyor. Eğer şanslı değilseniz ki buraya kadar okuduğunuza göre değilsiniz, yoksa çoktan ne diyor bu fakir demeye başlamıştınız. Dediğim gibi eğer şanslı değilseniz, siz de tüm bu evrelerde geçeceksiniz. Eğer zeka pırıltısı gösterip, yeterince çalışır ve size dayatılanın tersi işler yaparsanız başarılı olabilirsiniz. Tabii başarı ölçütünüzün ne olduğu da önemli. Parayı ölçüt olarak görmeden, mutluluğun peşinden koşarsanız, hayatın yaşamaya değer olduğunu anlayacaksınız.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Puan Durumu
Viva Haber güncel İnternet haber
© Copyright 2018 Viva Haber.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
orospu cocukları